Cuma, Nisan 09, 2010
Tecavüz Mağduruna "Bugün Git, 15 Ay Sonra Gel"
Bu link aracılığı ile ulaşabileceğiniz haber "15" yaşında bir insanın "tecavüz nedeni ile psikolojik tahribata maruz kalıp kalmadığının" tespiti için "15 ay" sonrasına gün verildiğinden söz ediyor. Ve bu haber, neresinden tutulsak parçalanıp elimizde kalan bir düzeni simgeliyor.
Hala "psikolojik tahribat testi" ile "tecavüzden etkilenip etkilenilmediği" konusunda karar veriliyor olması zaten saçmalıkken bir de 15 ay sonrasına randevu verilmesi tüylerimi diken diken ediyor.
Ne demeli, gerçekten bilmiyorum...
Salı, Şubat 16, 2010
183 - Şiddet Hattı
"alo 183 - şiddet hattı. şiddet gören kadınlar için sığınma umudu.
sığınma evleri teker teker kapatılırken veya sırf, belediye başkanları icraatlarının duyurulmasından ötesini düşünmüyor diye adresleri telli duvaklı ilan edilirken - telefonla da ulaşmak mümkün. arayan olursa diye, gerekmemesi umuduyla. yazması benden."
http://deryik.blogspot.com/2010/02/183.html
Pazar, Nisan 26, 2009
Psikolojik destekten yoksunluk 2011'e dek sürecek
Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce, uzman yetersizliği nedeniyle kurumda 2011’in başına kadar tüm randevuların dolduğunu söyledi.
HÜSEYİN Üzmez vakası sırasında Adli Tıp Kurumu’ndan istifa eden Doç. Dr. Ayten Erdoğan ve yaptığı açıklamalar nedeniyle idari ceza alarak Adli Tıp Kurumu’ndan Şube Müdürlüğü’ne atanan Doç. Dr. Serhat Gürpınar, Adli Tıp’ta yaşanan sorunların giderilmesi için TCK 103’ncü maddenin değişmesi gerektiği ve kurumun ‘bilimsel’ hale getirilmesi gerektiğini savundu. Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce ise, eski başkan Erdoğan’ın ‘4 ayda 1000 vaka geliyor’ açıklamalarını ‘abartılı’ olarak nitelendirerek ‘4 ayda ortalama 150-200 vakayı görmüştür’ dedi. Ancak İnce, uzman yetersizliği nedeniyle 2011’e kadar tüm randevularının dolduğunu söyledi.
‘TEK PSİKİYATRİST VARDI’
ADLİ Tıp Kurumu’ndan istifa eden Çocuk Psikiyatristi Doç. Dr. Ayten Erdoğan’ın kurumdan olaylı ayrılışının yankıları sürüyor. Kurumdaki uygulamaları eleştirdiğini, kişilerle bir sorununun olmadığını belirten Erdoğan, ‘2011 yılına randevu veriliyor. Basbas bağırdım ve yanlışlıkları söyledim. Tek bir çocuk psikiyatristi vardı ve tüm Türkiye’den görüş alınması gereken dosyalar geliyordu. Bir kişi her gün 10-12 kişiye bakabilir, sayıyı hergün 12 çocuk 5 yetişkin olarak belirledik ama bu sayılar aşılıyor. 1 günde 25 çocuk.’ dedi.
‘4 AYDA 1000 VAKA OLAMAZ’
CİNSEL istismara uğrayan çocuklar ve bu suçu işleyen kişilerin, ‘ödenek yokluğundan’ aynı otobüslerde kuruma getirildiği iddiaları üzerine, Doç. Dr. İnce, ‘Öyle birşey yok. İlk kez duyuyorum’ diyerek tepki gösterdi. İnce, ‘Bir cezaevi aracında tutuklular ve memurlar biner. Parası yok aynı otobüsle getirilsin diye bir uygulama yok. ‘Doktor hanımın 4 ayda 1000 vaka gördüm’ sözleri abartılı. Listeleri benim elimde. Günde 10 ya da 12 hastaya bakıyordu’ dedi. Doç. İnce, yeterli uzman olmadığı için, vakalar için 2011’e randevu verilmek zorunda kalındığını söyledi.
‘UYGULAMALAR BİLİM DIŞI’
HÜSEYİN Üzmez vakasına ilişkin açıklamaları nedeniyle Adli Tıp Kurumu 1. İhsitas Kurulu Başkanlığından Gaziosmanpaşa Şubesi’ne tayin edilen Doç. Dr. Serhat Gürpınar’da, Adli Tıp’ın ‘bilim dışı’ çalıştığını söyledi. Doç. Gürpınar, Adli Tıp Kurumu’nda bir çocuğun defalarca muayene edilmesinin, ruhsal muayenesinin geciktirilmesini ‘Bilim dışı’ olarak nitelendirerek ‘Dünya artık bu uygulamaları kaldırmıştır. Bizim de yapmamamız lazım’ dedi.
Artık yasa değişmeli
TÜRK Ceza Kanunu’ndaki 103’ncü maddenin değiştirilmesi gerektiğini, ‘cinsel istismar’ suçunun, ‘nitelikli cinsel istismar’ olarak açıklanması gerektiğini savunan Doç. Dr. Ayten Erdoğan, ‘Yaşanan tüm bu sorunların altında 103’ncü madde yatıyor. ‘Tacize uğrayan çocukların ruh sağlığı bozulmuşsa’ dendiği için çocuklar didik didik araştırılıyor, çoğu zaman da travmatize olabiliyor. Bu suçlara nitelikli cinsel istismar denmesi ve cezaların yukarı çekilmesi lazım’ şeklinde konuştu.
Tecavüze 23 tutuklama
ÇANAKKALE’NİN Lapseki ve Gelibolu ilçelerinde, 14 yaşındaki bir kıza cinsel istismarda bulundukları iddia edilen 37 kişiden 23’ü tutuklandı.İhbar üzerine Lapseki ilçesine bağlı Umurbey beldesinde Y.Ç. (14) için fuhuş pazarlığı yaptıkları ileri sürülen U.Ş, H.E. ve B.B. suçüstü yakalandı. Daha sonra yapılan operasyonda gözaltına alınan 37 kişi sorgulamalarının ardından mahkemeye sevk edildi. İlk duruşmada 7, ertesi gün 16 kişi olmak üzere toplam 23 kişi, tutuklandı.
Star
Çarşamba, Nisan 22, 2009
15 yaş...
Antalya'da dolmuşa binen 15 yaşındaki C.K'yı ‘benzin bitti' bahanesiyle kandıran şoför ve arkadaşı ormanlık alana götürdükleri kıza zorla tecavüz etti. Zanlılar, polis tarafından gözaltına alındı.
İddiaya göre olay şöyle gerçekleşti: Önceki gece şehiriçi dolmuş hattında şoförlük yapan Y. D., arkadaşı E. D. ile birlikte son servise çıktı. Bu sırada şehir merkezinden dolmuşa binen 15 yaşındaki C.K., Kepezaltı'nda bulunan evine gitmek üzere dolmuşa bindi. Dolmuş sürücüsü ve arkadaşı, son yolcu olarak araçta kalan C.K.'yı “Benzin bitti, ileriden alıp dönelim sonra da seni bırakalım” diyerek kandırdı. Zanlılar, küçük kızı Kepezüstü'nde bulunan ormanlık alana götürüp tecavüz etti. İki zanlı daha sonra kızı evine yakın bir yere bırakarak kaçtı.
C.K., eve gider gitmez durumu ailesine anlattı. Ailesiyle birlikte polise giden C.K., 07 AB 566 plakalı minibüs şoförü ve arkadaşının kendisine defalarca tecavüz ettiğini söyledi. Bunun üzerine polis yaptığı çalışmada, önce aracın sahibine ulaştı. Adı açıklanmayan adam, dolmuşun şoförde olduğunu söyledi. Polis dolmuş şoförü Y. D. ve arkadaşı E. D.'yi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı.
Sorgulanmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirilen 2 arkadaş, genç kızla para karşılığında ilişki kurduklarını söyledi. Küçük kız ise Çocuk Şube Müdürlüğü'nde ağlayarak verdiği ifadesinde, kendisine tüm yalvarmalarına rağmen defalarca tecavüz ettiklerini anlattı.
Hürriyet
(Bu arada haberde "zorla tecavüz" gibi bir ibare var ki ekstra sinir zıplatıcı. tecavüzün gönüllüsü oluyor muydu?)
Perşembe, Ocak 08, 2009
işkence-tecavüz-aile
Hürriyet
Cuma, Aralık 19, 2008
tecavüz denemesi(!)
Bir icra takibi için emekli icra müdürü ile birlikte Manavgat'a giden avukat F.Ü.'ye, 2 yıldır müvekkili olan ve en son 200 bin euro'luk bir icra takibini yaptığı Hüseyin S.'den telefon geldi. Hüseyin S. avukat kadına, davası süren bir konuyla ilgili görüşmek istediğini söyledi. Saat 21.00 sıralarında Manavgat'ta bir restoranda bir araya gelen F.Ü. Hüseyin S., adı açıklanmayan emekli icra müdürü ve Hüseyin S:'nin bir arkadaşı, uzun süre oturup yemek yedi. Avukat F.Ü. dışındakiler yemekte alkol aldı. Avukat F.Ü., saat 01.30 sıralarında Antalya'ya dönmesi gerektiğini söyleyerek masadakilerden izin istedi. Hüseyin S., avukata kendisinin de Antalya'ya gideceğini belirterek götürebileceğini söyledi. F.Ü. bu teklifi kabul ederek Hüseyin S.'nin cipine bindi.
EVLENME TEKLİFİ ŞAKASI
İkili birlikte Antalya'ya doğru yol alırken, Hüseyin S. cipi yol kenarında durdurup, “Şimdi belediye başkanını arıyorum, gelsin bizim nikahımızı kıysın, seninle evlenelim” dedi. Bu teklif üzerine avukat kadın cipten inmek istedi. Hüseyin S., F.Ü.'nün cipten inmek istemesi üzerine, “Şaka yaptım, sen de hemen inanıyorsun. Tamam gel lütfen” diyerek yola devam etti. İkili bir süre sonra Antalya'ya ulaştı ve avukat F.Ü.'nün evinin de bulunduğu Uncalı Mahallesi'ne geldi. Hüseyin S., avukat kadını evine götürmek yerine sokaklarda ciple dolaşmaya devam etti. F.Ü., “Artık neredeyse sabah oldu, beni götürün de evime gidip dinleneyim” dedi. Hüseyin S. ise iddiaya göre cipi yolun kenarına çekerek genç kadının üzerine saldırdı.
‘SEVGİLİMDİ’ İDDİASI
Hüseyin S., avukata tecavüz etmeye çalışırken genç kadın çığlık atarak yardım istedi. Uzun süre tecavüze direnen F.Ü'nün yardımına, çığlıkları duyan Fatih Polis Merkezi'nde görevli polis memurları yetişti. 8 polis memuru genç avukatı Hüseyin S.'nin elinden kurtarıp saldırganı gözaltına aldı. Hüseyin S.'den şikayetçi olan Avukat F.Ü., adli tıp kurumundan da rapor aldı.Hüseyin S. polisteki ifadesinde, “F.Ü. benim sevgilimdi. Ispatlayacağım” dedi. F.Ü. ise sevgili olduklarının yalan olduğunu, zanlının kendisini kurtarmak için böyle birşey uydurduğunu söyledi. Hüseyin S., ifadesinin ardından sevk edildiği nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.
Hürriyet
Perşembe, Aralık 04, 2008
kadın sıkıntısı
Aile boyu eşkiyaymış
Müzikhol basarak, A.C.’yi kaçıran magandalardan Cihangir N.’nin eşi Derya N’yi öldürdüğü iddiasıyla arandığı belirlendi. Azmettirici Yusuf K.’nın ağabeyi de polis kıyafetiyle adam kaçırmaktan sabıkalı.
AVCILAR’DA ağustos ayında meydana gelen olayda konsomatris A.C., polis kıyafetli 7 şehir zorbası tarafından yerlerde sürüklenerek kaçırılmasını ardından her gün yeni bilgilere ulaşılıyor.
Müzikhol basan şahıslardan Cihangir N’nin eşi Derya N’yi öldürmekten arandığı belirlendi. Yusuf K., Gesim G., ve Yıldırım A. gibi, sabıkalı olan ve çıkarıldığı mahkemede tutuklanan şahıslar gibi olayın firari zanlısı Cihangir N.’nin de sabıkalı olduğu öğrenildi. Olayın diğer firari zanlısı Mehmet Fuat B.’nin olaydan sonra Kuzey Irak’a kaçtığı tespit edildi. Gasp bürosu dedektifleri iki zanlıyı bulmak içinde çalışmalarını yürütüyor.
MÜZİKHOL baskınıyla herkesi hayretler içinde bırakan şehir zorbalarının kullandıkları yönteme yabancı olmadıkları ortaya çıktı. Polis kıyafetlerini Eminönü Mercan’dan aldığını söyleyen şehir eşkiyalarından olan ve olayın azmettirici olan Yusuf K.’nın ağabeyinin de aynı yöntemle adam kaldırdığı öğrenildi. Yaşadığı korku dolu geceyi üzerinden atamayan konsomatris A. C., ‘Bunlar polis diyerek bağırmama rağmen kimse kılını kıpırdatmadı.
YAKARSAN, YANARSIN
BENİ 50 metre sürükleyerek otomobile bindirip kaçırdılar. Büyükçekmece’de bir eve götürüp tecavüz ettikten sonra sabah banyoya götürüp yıkadılar. Önce iş bulma vadinde bulundular sonra ‘Bizi yakarsan sende yanarsın’ diye tehdit savurdular ifadesini vermişti.
(Star)
insanlık?
Esrar içip, tecavüz etmişler

Saldırının mağduru 25 yaşındaki C.A., oturamadığı için ayakta verdiği ifadesinde şunları anlattı:
“Yusuf her gece yanıma gelip benimle beraber olmak istediğini söylüyordu. Her seferinde ‘Ben konsomatrisim, masaya oturur seni dinler, kalkarım. Ben o.. değilim ki seninle yatayım’ diyordum. Bana yüksek paralar söyleyip ahlaksız tekliflerini sürdürüyordu.
Artık ondaki beraber olma duygusu saplantı halini almıştı. O gece, ‘Polis, kimse kıpırdamasın. Herkes yerinde kalsın. Çıkacağız’ dedikten sonra bana bir tokat atıp saçlarımdan tuttu. Kendisine karşı koymak isteyince de yere yatırıp sürüklemeye başladı. Birkaç metre sonra çektiğim acının ölüm acısı olduğunu düşündüm.
Neredeyse kafamın derisi yüzülecekti. 50 metre boyunca beni sürükleyip arabaya bindirdi. Yol boyunca da küfürler edip, tokat atıyordu. Alkol ve uyuşturucu madde almışlardı.
Götürdükleri evde bir odaya koyup sırayla tecavüz ettiler. Sabah beni banyoya zorla sokup cinsel organıma kadar yıkadılar. Delil ve sperm örneği bırakmak istemiyorlardı.
‘Polise gitme sana iş buluruz. Daha iyi şartlarda yaşarsın’ şeklinde teklifte bulundular. Kabul etmediğimi söyleyince ‘Bizi yakarsan biz de seni yakarız. Buna benzemez’ diye tehdit ettiler. Yerde sürünme sırasında kalçam yandığı için üstüne oturamıyorum.”
C.A.’nın 3 ay önce Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedaviye başladığı öğrenildi.
Yusuf Kılıç, mahkemedeki ifadesinde ise bu kez müzikholde daha önce dayak yediği için arkadaşlarıyla tekrar müzikhole gittiğini, C.A.’yı alarak çıktığını anlattı
Perşembe, Kasım 27, 2008
7 yaş
ANNE BENİ YIKA
Küçük kız eve gidince, "Anne beni yıka, Rasim amca ....." diyerek olayı anlattı. Aile çocuğu psikoloğa götürdü. Doktor, çocuğun tacize bağlı travma geçirdiği raporu verdi. Gözaltına alınan Rasim K. tutuklandı.
Pazar, Kasım 16, 2008
gençlik (!) grubu???
İstanbul Üniversitesi’nde bir grup çivili sopalarla Hüseyin Üzmez’in tahliye edilmesini protesto eden kadın öğrencilere saldırdı
Vakit Yazarı Hüseyin Üzmez’in tahliye edilmesine tepki için imza toplayan bir grup kadın öğrenci, çivili sopalar taşıyan öğrencilerin saldırısına uğradı. Dün saat 13.00 sularında İ.Ü. İktisat Fakültesi koridoruna gelip ‘Dini bütün Hüseyin Üzmez, 14 yaşında bir kıza tecavüz etti’ yazılı afişlerin kaldırılmasını isteyen ‘Müslüman Gençlik’ grubu iddiaya göre ardından tekbir getirerek çivili sopalarla saldırdı. Üç öğrenci yaralandı. Üniversite güvenlik görevlileri yetersiz kalınca çağırılan polis, üç kişiyi gözaltına aldı. Adli Tıp Kurumu da Üzmez’e tahliye getiren Adli Tıp Raporu’nu eleştiren elemanları hakkında soruşturma başlattı. 14 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel istismarla suçlanan Üzmez’in “Çocuğun ruh ve beden sağlığı bozulmamıştır” diyen Adli Tıp Raporu’yla tahliyesi kamuoyunda gürültü koparınca Türk Tabipler Birliği, Adli Tıp Uzmanları Derneği, Türk Pediatri Kurumu gibi birlik ve dernekler bir kurul oluşturarak ‘Üzmez raporu’nu incelemişti. “Tahliye getiren rapor tıbbi açıdan geçersiz, hukuken yok hükmünde” diyen kurul bunu 3 Kasım’da basın toplantısıyla açıkladı. Adli Tıp ise kuruldaki birliklerde görev alan ve bu toplantıya katılan Adli Tıp’çılar Lale Tırtıl ve Serhat Gürpınar hakkında idari soruşturma açtı, uzman Elif Kırteke’nin savunması istendi.
(Radikal)
Perşembe, Kasım 13, 2008
direncin cezası?
Samsun'da gece öğrenimi gördüğü okuldan evine dönen üniversiteli kız öğrenci, kendisini taciz etmek isteyen kişiye direnmesi sonucu boğazından bıçaklanarak yaralandı.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümünde gece öğrenimi gören F.M. (18), okul çıkışı Sarıışık köyündeki evinin yakınında kimliği henüz belirlenemeyen bir kişinin saldırısına uğradı. Genç kızı taciz etmek isteyen saldırgan, F.M'nin direnerek bağırması üzerine genç kızı boğazından bıçakla yaralayarak kaçtı.
Bu sırada, F.M'nin yakınları çığlık sesleri duymaları sonucu dışarı çıktı. Kanlar içindeki genç kızı otomobille hastaneye kaldırmak isteyen F.M'nin ve yakınlarının bulunduğu araç kaza yaptı. Bunun üzerine olay yerine çağrılan 112 Acil Servis ekipleri tarafından genç kız, Gazi Devlet Hastanesine kaldırıldı. Kazada hafif yaralanan genç kızın babası Ali M. de aynı hastanede ayakta tedavi gördü.
Yetkililer, saldırı olayıyla ilgili aynı köyde oturan bir kişinin arandığını bildirdiler. Genç kızın durumunun ise ciddiyetini koruduğu belirtildi.
Çarşamba, Kasım 12, 2008
namus? baskın? kontrol?
Beşiktaş'taki bir kız yurdunda kalan öğrenciler kimliği bilinmeyen bir ihbarcı yüzünden sürekli sorgulanıyor
İstanbul Beşiktaş’taki özel bir kız yurdu aylardır Valilik ve Emniyet’e asılsız ihbarlarda bulunan kişinin kâbusunu yaşıyor. Akşam gazetesinden Eren Demir'in haberine göre utandıran olay şöyle gelişti: Kimliği belirsiz ihbarcı Valiliğe “Bu yurttaki kızlar hep hamile, yurda giren çıkan hiç belli değil, sarhoş olup sokakta naralar atıyorlar” şeklinde mail attı. Aynı ihbar defalarca 155 hattına da yapıldı.
Art arda gelen ihbarlar üzerine Valilik, Milli Eğitim’i harekete geçirdi. Polis de yurt hakkında inceleme başlattı. Önceki gün yurda önce bir ahlak polisi daha sonra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden bir görevli gelip iddiaları yerinde inceledi. Milli Eğitim görevlisi, rasgele seçilen 30 kız öğrenciye iddiaları sorup, ifadelerini aldı. Kızlara şu sorular yöneltildi:
1-Yurttaki kızlar hamile mi?
2- Öğrenciler içip içip sokaklarda naralar atıyor mu?
3- Yurda erkekler girip çıkıyor mu?
Üniversite öğrencisi kızlar sorular karşısında büyük şaşkınlık yaşayıp ifade dilekçelerini doldurdu.
ERKEK BİLE YAKLAŞMAZ
İfadesi alınan öğrenciler şunları söyledi: Kaldığımız yurt çok düzgün bir yer. Öyle olmasa ailemiz kalmamıza izin vermez. Akşam saat 23.00’ten sonra içeri girmek, yurtta içki içmek, yurda sarhoş gelmek yasaktır. En ufak geç kalma durumu aileye bildirilir. Bırakın erkek girmesini, yurdun önüne bile erkek arkadaşlarımız yaklaştırılmaz. Bu iddiaların bize sorulması bile çok mantıksız.
BİRİ UĞRAŞIYOR
Yaşanan olaylar en çok yurt sahibi Mehmet Yorgancılar’ı üzdü.
Telefonla ulaştığımız Yorgancılar önce konuşmak istemedi, ardından ağzından şu isyan dolu sözler döküldü: “Biri bizimle uğraşıyor. Bu yapılan üçüncü ihbar. Kaymakamlığa, Emniyet’e gittim. Dedim ki ‘Yurdumu araştırın, asılsız iddiaların sahibini lütfen bulun. Onunla yasa önünde hesaplaşmak istiyorum.’ Milli Eğitim ve polis de haklı olarak ihbarı soruşturuyor”
BEN DE BİR KIZ BABASIYIM
Kendİsİnİn de üniversite öğrencisi bir kızı olduğunu belirten yurt sahibi Mehmet Yorgancılar şunları söyledi: Yurdu kızımız üniversiteyi kazanıp İstanbul’a geldiğimiz için açtık. Yurtta kalan tüm kızlar bizim çocuğumuz. Yurt kayıtlarında kurallarımızı belirten dilekçe imzalatırız. Çünkü bu çocuklar velilerin bize emaneti. Biz onları gözümüzden sakınırken biri saçma sapan iddialar ortaya atıyor. Sanıyorum, Milli Eğitim görevlisi ve polis de bu iddialar karşısında şaşkın. Ama görevlerini yapıyorlar. Bırakın yurda erkek girmesini, beni ziyarete gelen arkadaşlarımı bile yurda almam. Kendi kızım bile yurda geldiği zaman onu öpmüyorum. O derece hassasız.
BAKANLIKTAN TEŞEKKÜR
Milletvekilleri ve müsteşar çocuklarının da güvenli olduğu için yurtlarını tercih ettiği belirten yurt sahibi sözlerini şöyle tamamladı: Yaşanan bu olay beni resmen paranoyak yaptı. Aklım mantığım böyle bir şeyi almıyor. Yetkililerden tek isteğim bu asılsız iddiaları ortaya atan kişiyi bulmaları. Milli Eğitim soruşturması sonucu olayın savcılığa yansımayacağını düşünüyorum.
VELİLER OLDUKÇA MEMNUN
Asılsız ihbarlara maruz kalan yurttan ise şimdi ve daha önce çocukları kalan aileler oldukça memnun. Çocukları eğitim için şehir dışından İstanbul’a gelen aileler, bir karı koca tarafından işletilen yurdu, aile ortamı nedeniyle tercih ediyor. Yurt kuralları titizlikle uygulanıyor.
Disiplinsiz hareketlerde bulunan öğrencinin çıkışı hemen veriliyor. Geç gelen veya bir arkadaşında kalmak isteyen öğrencinin durumu ise anında velisine duyuruluyor.
ATA ÖZER: BASKIN FALAN YOK
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, "Beşiktaş’ta bir kız öğrenci yurduna ilçe milli eğitim müdürlüğü görevlilerince
teftiş amacıyla gece baskın yapıldığı" iddiasına ilişkin "Orada, ilçe milli eğitim müdürlüğü görevini yapmıştır" dedi.
AA muhabirinin, bir gazetede yer alan iddiaya ilişkin sorularını cevaplandıran Özer, "söz konusu haberin tamamen saptırma olduğunu" söyledi. Teftişin tam olarak saat kaçta gerçekleştiğini bilmediğini, bu konuda Beşiktaş Kaymakamlığı’ndan rapor istediğini belirten Özer, şöyle devam etti: "Vatandaş kaymakamlığa dilekçe veriyor, şikayette bulunuyor. Dilekçede, o sorulara ait ifadeler de var. Kaymakamlığın görevlendirmesi üzerine de teftiş yapılıyor. Orada, ilçe milli eğitim müdürlüğü görevini yapmıştır. Kaldı ki bu milli eğitime değil, Beşiktaş Kaymakamlığı’na verilen bir dilekçe. Dilekçede belirtilen soruları sormak mecburiyetindedir. Kurum temiz çıkmıştır. Uzaktan yakından dilekçedeki iddialarla alakası yok. İftira edilmiş görünüyor. Milli eğitim görevlileri, teftişe mesai saatleri içinde gider. Yetkililer akşam yurttaysa gider bu sorular sorulur. Gündüz bulunamayan, sadece yatmaya
gelen kişilerin ifadesi de gidilir alınır. Öyle baskın maskın yok. Başlık çok çirkin." Ata Özer, konuyla ilgili bilgi aldıktan sonra yarın yazılı açıklama yapacağını sözlerine ekledi.
(Radikal)
çete?
Çorum’da İzmir'den getirdikleri 12 yaşındaki kızı erkeklere pazarlayan bir çete trafik kazası yapınca yakayı el verdi
Kemal KARADAĞ/OSMANCIK (Çorum)
ÇORUM'un Osmancık İlçesi'nde meydana gelen kazada hafif yaralanan 12 yaşındaki P.T.'nin, yapılan kimlik kontrolünde İzmir'den kaçırıldığı ve erkeklere pazarlandığı ortaya çıktı. Aynı otomobilde bulunan 36 yaşındaki Mustafa Y.'nin verdiği ifadeler doğrultusunda küçük kızı kaçırıp pazarlayan ve onunla birlikte olan 11 kişi daha yakalanıp gözaltına alındı. P.T.'yi İzmir'den getirdiği ileri sürülen Ali Y. ise aranıyor.
Olay dün gece Osmancık İlçesi'nde meydana geldi. ‘Hırsızlık’ suçundan aranan ve İzmir'de oturan 28 yaşındaki Ali Y., iddiaya göre 12 yaşındaki P.T. ile tanışıp zorla cinsel ilişkiye girdi. Ardından P.T.'yi kaçırıp Çorum'un Osmancık İlçesi'ndeki arkadaşlarının yanına getirdi. Burada Mustafa Y. ile İbrahim B. de P.T. ile cinsel ilişkiye girdi. Ardından bu üçlü, küçük kızı başka erkeklere para karşılığı pazarlamaya başladı.
3 kişi, güvenlik güçleri tarafından arandıklarını öğrenince dün gece ilçeden kaçmak istedi. Ancak Osmancık'tan 20 kilometre uzaklıkta, Laçin İlçesi'ne giderken, yolda jardarma kontrolü olduğunu görünce tekrar Osmancık yönüne döndü. Ancak dönerken aşırı sürat sonucu Ali Y., yönetimindeki 35 CMH 36 plakalı otomobille, karşı yönden gelen 19 AK 884 plakalı TIR'a çarptı. Osmancık'a 6 kilometre kala meydana gelen kazada hafif yaralanan Ali Y., olay yerinden kaçtı. Otomobildeki Mustafa Y. ile P.T. ise Çorum Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Burada jandarma, P.T.'nin İzmir'de arandığını, hakkında kayıp başvurusu olduğunu belirledi. Bunun üzerine Mustafa Y. gözaltına alındı. P.T.'nin üzerinden 22 yaşındaki Derya D. adında başka bir nüfus cüzdanı daha çıktı. Yapılan soruşturma sonucu Mustafa Y. suçunu itiraf etti. 11 kişinin küçük kızla birlikte olduğu belirlenip, bu kişiler de bugün düzenlenen operasyonlarla gözaltına alındı. Gözaltına alınan Mustafa Y., İbrahim B., U.D., M.Ç., F.Ç., Ş.Y., K.E., N.B., N.D., M.O., M.S. ve H.Ç.'nin, ifadelerinin alınmasının devam ettiği belirtildi. Kaçan Ali Y.'nin yakalanması için ise bölgede geniş çaplı araştırma başlatıldı.
Koruma altına alınan P.T.'nin ise tedavisinin ve yapılacak sağlık kontrollerinden sonra İzmir'e gönderileceği öğrenildi. Çıkacak sağlık raporu ve ailesinin durumunun araştırılmasından sonra küçük kızın İzmir'de de koruma altında tutulmaya devam edilebileceği belirtildi.(dha)
(Radikal)
Perşembe, Kasım 06, 2008
msn...
(Sabah)
Çarşamba, Kasım 05, 2008
eldiven
Duş almasını istedi
Anne ve babası bir süredir ayrı olan S.Y. polise verdiği ifadede, tecavüze uğradıktan sonra sapığın kendisini banyoya götürüp duş almasını ve yüze kadar saymasını söylediğini belirtti. Sapığını yüzünü görmediğini ama sesinden tanıyabileceğini belirten genç kız, sapığın yün eldiven giydiğini söyledi. Gasp Büro Amirliği ekipleri şimdi 20-25 yaşlarında olduğu belirlenen sapığı arıyor. Dedektiflerin genç kızın cep telefonunu da incelemeye aldığı öğrenildi.
(Takvim)
bir baba...
Türkan A. kızının cenazesi başında 'Cani katil baba' diye bağırdı.
'Cinsel tacizde bulunuyor' suçlamasında bulunduğu için kızını öldüren babanın anneyi de tehdit ettiği ileri sürülüyor. Annenin çelengi: Gelinliğini giydiremedim. Doyamadım sana kızım, gurur duyuyorum seninle. Bekle geleceğim
Taylan YILDIRIM
İZMİR - Konak ilçesinde, kendisine tacizde bulunduğunu ileri sürdüğü babası tarafından 15 yerinden bıçaklanıp, boğazı kesilerek öldürülen 20 yaşındaki Emine A., yakınlarının gözyaşları arasında toprağa verildi. Kızının tabutuna üzerinde, ‘Gelinliğini giydiremedim. Doyamadım sana kızım, gurur duyuyorum seninle. Bekle geleceğim’ yazılı çelenk bırakan ve eşine de “Cani, katil baba” diye bağıran anne Türkan A., katil zanlısı eşinin, kızının okula gitmek için çektirdiği fotoğrafta gülümsemesine kızıp, “Erkeklere de mi böyle güleceksin?” diyerek tartaklayıp okula gitmesine izin vermediğini söyledi. Aranan Hamit A.nın, bazı yakınlarını arayıp “Eşimi de öldürdükten sona teslim olacağım” dediği ileri sürüldü.
Geçen cumartesi günü saat 11.30 sıralarında, Karataş Semti 345 Sokak 42 numarada meydana gelen olayda, bankadan para çektikten sonra evine dönen Türkan A., eşi yaşındaki Hamit A.'nın kanlar içinde kapıdan çıkıp hızla uzaklaştığını gördü. Eve giren Türkan A., iki gün önce polise kayıp başvurusunda bulunduğu ve cuma günü akşam saatlerinde evine dönen 20 yaşındaki kızı Emine'nin kanlar içindeki cesedini buldu. Evdeki incelemenin ardından Adli Tıp Kurumu'na kaldırılan Emine A.'nın, 15 yerinden bıçaklandığı, boynunda şah damarının kesildiği ortaya çıktı. Evde olmalarına rağmen cinayete göz yumdukları gerekçesiyle gözaltına alınıp Adliye'ye sevk edilen Emine A.'nın erkek kardeşleri 17 yaşındaki G.A. ve 16 yaşındaki D.A. da dün çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklandı. İki kardeşin babalarına taciz iddiasında bulunan ablaları Emine A.'ya baskı yapıp tartaklayarak şikayetinden vazgeçirmeye çalıştıkları gerekçesiyle evden 6 ay uzaklaştırma cezası aldıkları da öğrenildi.
ANNEDEN ÇELENKLİ UĞURLAMA
Emine A.'nın Adli Tıp Kurumu'nda bulunan cenazesi bu sabah yakınlarınca alınarak Halit Rıfatpaşa Caddesi üzerindeki Nur Kamer Cami'ne götürüldü. Bu sırada yakınlarının kucağında kızının fotoğrafını görünce gözyaşlarına boğulan anne Türkan A., eşine “Cani katil baba” diye bağırdıktan sonra üzerinde ‘Gelinliğini giydiremedim. Doyamadım sana kızım, gurur duyuyorum seninle. Bekle geleceğim’ yazılı çelenk bıraktı. Acılı anne ayrıca, kızının fotoğrafını gösterip katil zanlısı eşinin, kızının okula gitmek için çektirdiği bu fotoğrafta dişlerini gösterir şekilde gülümsemesine kızıp, “Erkeklere de mi böyle güleceksin?” diyerek tartaklayıp okula gitmesine izin vermediğini söyledi.
Katil zanlısı Hamit A.'nın geçen cuma eve gelip Emine A.'yı dövdüğü sırada kendisine engel olmaması için iple bağladığı kızı 19 yaşındaki Y.A. ile anne Türkan A., tabutun başında uzun süre ayrılmayarak gözyaşı döktü. Anne ve kızı güçlükle sakinleştirildi. Emine A.'nın cenazesi öğle vakti kılınan namazın ardından gözyaşlarıyla toprağa verildi.
‘SIRADA EŞİM VAR’ DEDİ İDDİASI
Olayın ardından kaçarak ortadan kaybolan Hamit A.'yı yakalamak için polis ve jandarmanın araştırmasının genişleyerek devam ettiği bildirildi. Ekiplerin, gidebileceği tüm yerlerde yakalamaya çalıştığı Hamit A.'nın bazı yakınlarını arayıp “Eşi Türkan'ı da öldürdükten sonra teslim olacağım” dediği ileri sürüldü. (dha)